Blogun Özeti

Blogu yeni gören arkadaşlar var. Bazı arkadaşlar da hala vermeye çalıştığım mesajı görememişler.

Sıradan not: Lütfen sorularınızı yanda bulunan üzerinde "YGS-LYS soru cevap" resimdeki başlığa yazın ve cevaplayamayacağım soruları sormayın. "50 bininci oldum 20 bine çekebilir miyim?" gibi.

Özet geçiyorum.

Özet: YGS-LYS'yi çalışan kazanıyor. Yalnız bazı arkadaşlar tecrübesizliklerinden ful YGS kasıp LYS'yi boşlayabiliyorlar, veya okul-dershane dengesini tutturamıyorlar. Önce bu hatalara karşılık insanlar tecrübelerimden yararlansınlar diye açtım. Daha sonra "Soru Sorma-Çözme Sanatı", "Paragraf Çözme Teknikleri" gibi uğraşıp başka yerlerde bulamayacağınız rehberler hazırladım. Sonra da daha önce yaptığım ama sınav senesi tekrarlamadığım hataları yazdım. (Örneğin "akıl süzgeci" aratın bunu.) Devamsızlıkları nasıl kullanabileceğinizden bahsettim. Konu anlatımını iyi halledin, temeliniz yoksa/bir konuda zorlanıyorsanız üzerine gidin, boş test çözmeyin, zorlandığınız konularda test çözün, konuları bitirince de bol bol deneme çözün dedim ve bunu mezunların / birincilerin konuşmalarıyla destekledim. Son olarak "Her gün tüm gün" çalışın diyip son noktayı koydum. Blogta bunların hepsi var. 

Çalışan ama anlamlı çalışan, yani örneğin daha fonksiyonlara hakim olamamışken gidip de YGS'de çıkıyor diye üslü sayılardan bir sürü test bitirme hatasına düşmeyen, veya fizikteki bir konuya hiç bakmayıp da zamanını kaldırma kuvvetinden kazık sorular çözmeye adamayan, veya tüm konuları bitirip anlayan ama zaman sıkıntısı çekip de boş deneme çözmeyip bunu aşan arkadaşlar eminim YGS'de başarılı oldu ve LYS'de de başarılı olacaklar. (İnşallah sayıca fazlalardır.) Blogun özeti buydu arkadaşlar, çalışmak, tabii çalışırken de kendini geliştirmek, eksikleri düzeltmek. Şöyle diyeyim; taşları üstüste getirip anlamsız bir kule yapmak değil ev yapmak. Ben de bunu söyledim ve biraz da evin nasıl daha hızlı ve kaliteli yapılacağından bahsetmeye çalıştım.

Son yazılarım farkettiğiniz üzere "Şunu yapın işe yarıyor, ben böyle yapmıştım." dan çok "Yapabilirsiniz." halini aldı. İnsanların buna da ihtiyacı var evet ama yine tekrar ediyorum işin özü çalışmak ve bunun da sihirli bir formülü yok. Yok efenim "Bu programla (ki çoğu 40 dakika matematik 10 dakika mola 40 dakika kimya 10 dakika mola şeklinde) zehir gibi olacaksınız." tanıtımıyla bir hevesle indirdiğiniz programı ilk gün uygulayıp ikinci gün yatmakla olmuyor. Olay yine size bağlı. Bir de şu var; başarılı arkadaşlar kolaylıkla orada burada tavsiye verebiliyorlar. Peki bu adamlara bu tavsiyeler vahiy mi geliyor? Bir yerden mi öğreniyorlar. Hayır. Eksiklerini saptırıyorlar, nasıl giderebileceklerini buluyorlar ve uyguluyorlar. İşin özeti uygulamak. Demek ki neymiş, insanlar bu işi pekala kendileri de halledebiliyorlarmış. Sizin avantajınız sadece bu blogtan birazcık takviye almak.

Mesajı görememişler dedim. Bu arkadaşlar hala ısrarla "Yeni yazı ne zaman gelecek?" şeklinde soran arkadaşlar. Hayır arkadaşlar size kızmıyorum, yalnızca bence hala size bu sınavı kazandıracak sihirli bir formül arıyorsunuz. Ben yazacaklarımı yaz tatilinde düşünüp tasarlayıp yazdım zaten. Bir de okul zamanı ve sınavdan iki hafta önce yazmam gerekenler vardı onları erken yazmadım sadece. Ben "Aaa ben şunu da yapmıştım ama yazmayı unutmuşum yazayım şimdi." diyemem ki. Karmaşık bir süreçte değilsiniz, sadece sabır ve irade isteyen bir süreçtesiniz. LYS birincilerinin konuşmalarından defalarca kez örnek verdim. Kendim de sınava hazırlanırken dinlemiştim. Adamların söylediği şeyler "Eksikleriniz, zorlandığınız konuların üzerinize gidin." minvalinde. Sihirli bir formülden bahsetmiyorlar. "Hocalarımızın dediğini yaptık." diyorlar en fazla. Yani dershanedeki konu sırasına gidip çalışıyorlar kısaca. Dershanede de 9-10-11-12 diye gidiyorlar genelde. Ekstradan benim söylediğim 12'ye de çalışın lafı bazı dershaneler öğrenciler okulda yamulmasın diye 12'yi de baştan beraber veriyor. Heh işte.

Yine LYS'ye kalan birkaç hafta kala yapmanız gereken tek şey çalışmak, ama isteyerek, hakkını vererek. Boşa kürek çekerek değil. Yazılarım gelecek ama aklınızda bulunsun artık ipler sizin elinizde.


1 yorum:

Evet, ipler benim elimde. Sen benim için hedefime ulaşmak için bastığım küçük bir taştan ibaretsin. Sen olmazsan da hedefime ulaşabilirim. Bunun için sadece birazcık daha zıplamalıyım. Yalnız kendimi kasmaya gerek yok. Seni ezmek varken :) Seni yazın buldum, blogu okudum okumadım falan ama "ooohh cepte" dedim, uygulamadım. Tıpkı dershaneden kaynakları alınca sanki hepsini çözmüş olacakmışım gibi kafam rahat oldu ama onları bile çözmedim yani. Yata yata YGS'de 20000. oldum. Sonra önümdeki arkadaşlara baktım, kimseyi küçümsediğim yok, benden fazlalıklarını görmedim, gördüklerimi de fazlalıktan sayamadım ve dedim ki: Hiçbir şey için geç değil. Bugün türevi, integrali hakkıyla bitirmiş, fizik konu anlatımlı kitap almış günde 80-100 sayfa tarayıp bitirmeye uğraşıyorum. Sonra kimyaya, biyolojiye, geometriye... Ne gelirse... Bundan sonra affım yok, 1 kere olur o. Kazanamadım, kazanamadım. Sorun yok. Sağ ol, var ol.

Reply

Yorum Gönder